2010 Oscar Ödülleri: ZZZZZZZZZZZZZZZ…

Standard

Korktuğum başıma geldi ve en iyi film Oscar’ına aday olan 10 filmden izlemediğim tek yapım The King’s Speech ödülü kaptı. Kaptı ama genel olarak Oscar’lar üzerinde pek te geniş bir etki yaratmadığı kesin, bir en iyi film kazananına oranla mütevazi 4 Oscarıyla. Dürüst olalım, 11 Oscar’lı Titanik tarzı bir başarı yok karşımızda.

Eğer The King’s Speech geçen pazar akşamının ruhsuz töreninin yarısı kadar bunaltıcı ve sıkıcı ise belki de filmi izlememekte iyi bir karar vermiş olabileceğimi düşünüyorum. Uzadıkça uzayan, teknik ve yaratıcılık bakımdan ana Oscar töreni yerine her sene özetini gösterdikleri bilimsel başarı ödüllerini anımsatan prosedürel bir zaman kaybı idi geçen haftanın Oscarları. Son zamanları bırakın, 1991 yılından beri canlı izlediğim törenler arasında en başarısızı oldu kanımca.

Bu problemin başında James Franco’nun sanki lise mezuniyetine gelmiş gibi fazla gevşek havasının yarattığı boşluğu Anne Hathaway’in panikleyerek fazla yapmacık mimiklerle doldurması, ve bu sayede belki de gelmiş geçmiş en kötü Oscar sunucularını yaratmaları var. Bu yorumda bulunurken David Letterman’ın sunduğu 1994 Oscar faciasını canlı izlediğimi hatırlatayım.

Letterman, işe yaramayan garip ve bayat şakalar yapmıştı belki (Durmadan “Uma” ve “Oprah” demesi mesela) ama en azından törene bir tazelik aşılamaya uğraşmıştı. Franco ve Hathaway’in varlığı ise kablolu televizyonu DVR ile ısmarladığımıza bin şükretmekten başka bir işe yaramadı.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s